Yazar: Madeline Miller
Çevirmen: Seda Çıngay Mellor
Tür: Fantastik
Sayfa Sayısı: 404
Bu eserde Helios'ın kızı cadı Kirke üzerinden birçok mitolojik öyküye şahit oluyoruz. Özellikle Odyssey filminin gündemde olduğu şu günlerde meleğim tarafından hediye edilen bu kitabı okumak konuya olan ilgimi artırdı. Filmi sinemaya gidip izler miyim bilmiyorum ama mutlaka sonrasında izleyeceğim.
Eser boyunca sadece Odysseus'ın maceraları değil Titanlar Savaşı, Prometheus'ın isyankarlığı, Minotauros'ın doğumu ve ölümü, Skylla'nın yaratılışı vs. gibi birçok öykü anlatılıyor. Hepsi birbirinden ilgi çekici olan bu öykülerin arasında Kirke ile de bol bol empati yapıyoruz. Özellikle kulağa hoş gelen ölümsüzlüğün aslında bir çeşit lanet olabileceğinin farkına varıyoruz. Cadı ile yaptığınız bu empati sonucunda onun yalnızlığını da derinliklerinizde hissediyorsunuz. Akıp giden dünyanın ortasında öylece beklemek ve sonuna kadar yaşayabilmek gerçekten gerekli midir? Kirke en sonunda bu sorunun cevabını veriyor. Ölümlü olmak istiyor. Çünkü artık tanıdıklarını kaybetmeye ve bunun akabinde gelen yalnızlığa dayanamıyor. Bu sayede de Kirke üzerinden ölümlü olmanın değeri dikkatli gözler tarafından anlaşılıyor.
Aşağıda kitabın özetini yazmaya çalıştım. İçerisinde bol bol şaşırtı bozan (spoiler) olacaktır. O yüzden kitabı ileride okurum diyorsanız devam etmemenizi öneririm.
Tanrı Helios'ın kızı Kirke doğduğu andan itibaren farklıdır. Onun tanrısal ruhu ölümlülere yakındır. Bu durum tanrılar ve tanrıçalar arasında dışlanmasına sebep olur. Kardeşi Aietes'in varlığı sayesinde bir zaman yalnızlığına dost bulsa da bu da çözüm olmaz. En sonunda da bir ölümlü olan balıkçı Glaukos'a aşık olur. Kirke balıkçıyı o kadar sever ki onu tanrı haline getirecek bir büyü yapar. Glaukos tanrı olduktan sonra değişir. Ölümsüzlüğün verdiği güçle Kirke'den gittikçe uzaklaşır. Bu da tehlikeli bir kıskançlık krizine neden olur. Skylla adlı bir nemf (dişi tanrısal varlık) bu krizden payına düşeni alır ve Kirke tarafından bir canavara dönüştürülür. Bu canavar daha sonra dar bir boğazdan geçen ölümlüleri avlayacaktır.
Zaman geçtikçe Kirke yaptığı hatanın farkına varır ve cezasını çekmek için Helios'a gider. Ciddiye alınmaz. Birisini canavara dönüştürecek gücünün olmadığına inanılır. Gerçeği ise Zeus haykırır. Helios'ın Perseis'ten doğma çocuklarının cadı olduğu ortaya çıkar. Zeus onların kontrol altına alınmasını ister. Helios bunu kabul eder. İşte Kirke'nin Aiaie adasındaki sürgünü böylece başlamış olur.
Kirke aslına bakılırsa sürgün edilecek dört büyük suç işlemiştir. Bir ölümlüyü ölümsüz yapmıştır, Skylla'yı yaratmıştır ve en önemlisi o bir cadıdır. Sadece kendisinin ve kardeşi Aietes'in bildiği dördüncü suçu da Prometheus'a merhamet etmesidir. Sürgün hayatı boyunca tüm bunlarla da yüzleşir. Birçok macera yaşar. Daidalos ve Odysseus ile yaşadığı maceralar ise daha çok ön plana çıkar. Daidalos ile Minotauros adlı bir canavarın doğumuna şahitlik eder. Odysseus'a ise yardım eli uzatıp onun maceralarını dinler.
Odysseus ve arkadaşları Truva Savaşı sonrası yollarını kaybetmiştir. Denizler tanrısı Poseidon'ın tek gözlü oğlunu kör etmelerinden ötürü onun gazabına uğramışlardır. Sonuç itibariyle çeşitli maceralardan sonra Kirke'nin adasına gelmişlerdir. Kirke en başta Odysseus'ın adamlarını yağma isteklerinden ötürü domuza çevirir. Daha sonra Odysseus'ın farklı olduğunu anlar ve onun için adamlarını yeniden insana çevirir. Odysseus, Kirke'nin adasında belli bir süre kalır ve maceralarından bahseder. En sonunda da ikili yakınlaşır. Odysseus yeni maceralara yelken açarken Kirke onun çocuğunu karnında taşır.
Telegonos, Kirke ve Odysseus'ın çocuğu olarak dünyaya gelir. Athena bir kehanetten dolayı onu öldürmek ister. Fakat Kirke'nin koruması sayesinde ona dokunamaz. Zaman geçer Telegonos büyür ve elbette babasını görmek ister. Kirke buna pek gönüllü olmayarak izin verir. Yanına güçlü Trygon'ın kuyruğundan yapılma mızrağı vererek yola çıkmasını öğütler. Telegonos gidip geri geldiğinde dünya herkes için değişir. Odysseus tanımadığı oğlunun mızrağı tarafından yanlışlıkla öldürülür. Telegonos kendini suçlu hissetse de kader çoktan yazılmıştır. Athena'nın engellemek istediği kehaneti gerçekleşmiştir.
Telegonos geri döndüğünde yanında Odysseus'ın biricik eşi Penolope ve oğlu Telemakhus vardır. Kirke başta bunların intikam için geldiğini düşünse de aslında öyle olmadığını anlar. Kahraman Odysseus'ın sonradan çok değiştiğini ve paranoyaya teslim olduğunu öğrenir. Sonunu da bu getirmiştir zaten.
Zaman içerisinde Athena tekrar görünür. Telemakhus'a bir ölümlüye teklif edilebilecek en büyük teklifi yapar. Eğer Telemakhus kabul ederse büyük bir kral olacak ve şana ulaşacaktır. Kabul etmez. Athena öfkelenir. Teklifini Odysseus'ın diğer oğluna iletir. Telegonos teklifi kabul eder. Kirke istemeyerek oğlundan ayrılır. Daha sonra da kendi dünyasını var etmeye karar verir. Babası Helios'tan bazı tehditlerle sürgününün kaldırılmasını ister. Sürgünü kaldırılır. Trygon mızrağı ile geçmiş hatalarının peşine düşer. Skylla ile çarpışır. Glaukos'ı ölümsüz yaptığı çayırlara gider. En sonunda da kendini ölümlü yapmak için büyü yapar. Başarılı olur mu olmaz mı bilemeyiz ama.
Puanım: 8,5/10

Yorumlar
Yorum Gönder