Yazar: Maylıs de Kerangal
Çevirmen: Duygu Dalkıran
Tür: Edebiyat
Sayfa Sayısı: 244
Simon Limbres bir gün yine önceki günlerde olduğu gibi sörf yapmaya gider. Fakat bu sörf hayatında yapacağı son sörf olur. Arkadaşlarıyla dönüş yolunda bir kaza geçirir ve Simon geri dönüşü olmayan komaya girer. Bundan sonrası ise yıkım ile umudun iç içe geçtiği olaylar zinciridir. Simon'ın organları ailesi tarafından bağışlanır. Bu organlar ise hayatlarına kıyısından köşesinden baktığımız başka insanlara ulaştırılır. Tabii hikaye boyunca tüm bu sürece şahit oluruz. En sonunda da yaşayanı onarmanın aslında o kadar da kolay olmadığını anlarız.
Hikaye boyunca yıkım ve umut kol koladır. Bir tarafta biricik evlatlarını kaybeden acılı bir aile vardır. Diğer tarafta ise yaşayanlara yeni bir nefes vermek için mücadele edenler vardır. Onarılmayı bekleyen yaşayanları da unutmamalıyız tabii. Onlar da umutla beklemektedirler. Umut kapılarını çaldıklarında ise ne kadar hazır olurlarsa olsunlar heyecanlıdırlar. Eserde her karakterin zihnine bir şekilde dahil oluyoruz. Her birisini kendi perspektiflerinden anlamaya çalışıyoruz. Yaşam ve ölüm adeta gözlerimizin önünde. Ölümün soğukluğu ile yaşamın sıcaklığı kucaklaşıyor. Ve biz buna şahit oluyoruz.
Kitap duygusal anlamda beni tatmin etmiş olsa da biçimsel anlamda okuması zordu. Aynı yazarın daha önce Doğu'ya Kaçış adlı kitabını okumuştum. O kitap benzer bir tarza sahip olsa da daha akıcıydı. Belki de hikayeden kaynaklanan bir durumdur bu tabii.
Puanım: 6/10

Yorumlar
Yorum Gönder