Kayıp Kız 2014 "Kötülüğün Ardındaki Sır"


Orijinal İsim: Gone Girl
Yönetmen: David Fincher
Senarist: Gillian Flynn
Türü: Gerilim, Gizem
Yapım yılı: 2014
Oyuncular: Ben Affleck, Rosamund Pike, Neil Patrick Harris
      Filmin Özeti: Kayıp Kız, karısının aniden ortadan kaybolmasından sorumlu tutulan bir adamın hikayesini anlatıyor. Amerika'nın Missouri eyaletlerinden birinde sıcak bir yaz sabahı, Nick ve Amy evliliklerinin beşinci yıl dönümünü kutlamaya hazırlanmaktadır. Fakat o gün Amy aniden ortadan kaybolur. Amy'den uzun süre haber alınamayınca polis, genç kadının ortadan kaybolması ile ilgili Nick'ten şüphelenmeye başlar. Olanlara bir türlü anlam veremeyen Nick'in ise Amy'nin nerede olduğuna dair hiçbir fikri yoktur. Genç adam bu sırada kendisini Amy'nin ailesinin düzenlediği bir yardım operasyonunun içinde piyon olarak bulur. Nick, masum olduğu konusunda ısrar etse de üstündeki şüpheleri tamamen yok edemez. Amy'nin hayatta olup olmadığı ise büyük bir muammadır... (Kaynak: Beyazperde.com)

     Şu sıralar ciddi bir biçimde dikkat süremin kısaldığını düşünüyorum. Hal böyleyken oturup iki buçuk saatlik bir filmi izlemek kulağa çılgınca geliyor. Fakat izledim. Ve şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki dikkatim bir an olsun dağılmadan izledim. Kayıp Kız sürükleyici ve merak uyandırıcı bir film. Aslında sıradan bir kayıp kişi hikayesi olarak görünse de film ilerledikçe aslında durumun pek de öyle olmadığını anlıyorsunuz. Bir kere ortada pek de normal olmayan bir çift var. Gizemli bir çift. Güzel başlayan evliliklerini bir güç savaşı haline getiren ve bunun akabinde de intikam tohumları ile beslenen bir aile. Koca zeki ama eşi ondan daha da zeki. Film başladığında Amy'nin (Rosamund Pike) kayıp olduğunu öğreniyoruz. Nick (Ben Affleck) bir numaralı şüpheli. Çünkü kadının öldürüldüğü düşünülüyor. Bulunacak olan günlük de Nick'i suçlamaya yeterli. Nick aksini kanıtlamaya çalışsa da bizler de adım adım onun suçlu olduğu hissine kapılıyoruz. Evet normal şartlarda belki de bu hikayede koca suçlu olabilirdi. Ama normal şartlarda.


    İşin özü Nick affedilmeyecek bir hata yapıyor. Eşini aldatıyor. Amy ise ondan intikam almak istiyor. Kaçıyor. Akıllıca bir plan. İlmek ilmek örülen kara bir ağ. Kadın adeta karadul misali. Nick çırpınsa da ağ onu sarmalıyor. En sonunda pes edene kadar da kurtulamıyor. Pes etmek mi? O da tamamen karadulun pençesine düşmek. Hayatının sonuna kadar gözler önünde içten içe çığlık atsan da bunu duyuramamak. Kurtuluş dediğim de bu.

    Bir kere baştan söyleyeyim Nick efendi masum değil. Eşini aldatması tamamen yanlış. Zaten Amy'i acımasız bir intikamcıya dönüştüren de bu olay. Nick sıradan bir aldatan erkek profili. Onu uzun uzun anlatmak hep bildiklerimizi tekrar etmek olur. Fakat kötülüğün ardındaki sırra bakmak gerekiyor. Amy gözünü kırpmadan insan öldürür bir pozisyonda nitekim. Bu hale nasıl geldi? Tek bir cevabı yok ama önemli bir ipucu var. Ailesi. Amy'nin anne ve babası bir yazar. Amy, küçükken onun ismini kullanarak "Muhteşem Amy" kitap serisini yazıyorlar. İşte bir insana kimlik krizi yaşatmak için mükemmel bir tercih. Bu kitaplarda yazılan çizilen Amy ile gerçek hayattaki Amy birbirine benzemeli. Yani Amy mükemmel, muhteşem olmalı. Onun evlendiği kişi de bu muhteşem kişiye tamamen sadık kalmalı. Muhtemelen Amy, Nick onu aldattığında büyük bir şok yaşıyor. Nitekim o muazzam birisi nasıl aldatılabilir ki? İşte intikamın fitilini ateşleyen olay.


    Bir insana çocukken yanlış roller biçerseniz ileride onun kendisi olmasını engellersiniz. Çocukken biçilecek tek rol çocukluk rolüdür. Mükemelliyetçi ailelerin çocukları bu rolden epey uzaklar. Amy olma potansiyeli olan da bu çocuklar zaten. Film bize bu mükemmel (!) hayatların doğurduğu bir çocuğu anlatıyor. Sonuç itibariyle de bu çocuğun peşinden sürükleniyorsunuz ve iki buçuk saat boyunca sıkılmıyorsunuz.



Yorumlar